ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Çağımızın gelişimsel problemlerinden biri olan Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çok erken yaşlardan itibaren görülebiliyor. Ancak her dikkat dağınıklığından veya her hareketli çocuktan, şüphelenmek doğru değil. Peki, hangi durumlarda şüphelenilmeli? Tanısı konmuş durumlarda neler yapılmalı? Uzman Eğitimci Demet Emre ile Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu üzerine konuştuk.

Günümüzde çocukların da çok rahat erişebildikleri cep telefonları, oyun bilgisayarları, televizyonlar gibi teknolojik aletler sebebiyle herhangi bir işe yoğunlaşmak oldukça zor. Yakın mesafeden bakılan ekranlar, saniyelik hızda akan görüntüler dikkat dağınıklığının baş sebeplerinden oluyor. Hiperaktif olarak adlandırılan hareketli çocuklar ise yine bu dönemde, yoğunlaşma problemleri yaşamalarıyla biliniyor. Teknolojinin gelişmesiyle bu sorunların yaygınlaşması, özel eğitim merkezlerinin sayısını ve mevcudunu arttırıyor. Bir rehabilitasyon merkezinde Uzman Eğitimci olarak görev yapan Demet Emre, konuyla ilgili soruları yanıtladı.

  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) nedir?

Genel olarak erken çocukluk döneminde, yani 0-6 yaş arası dönemde görülen nörogelişimsel bir bozukluktur. Bunun görüldüğü çocuklarda altta yatan nedenler dikkatlerinin zayıf oluşu, aşırı hareketlilik ve dürtüselliktir. Fakat her dikkatsizlik ve yerinde duramama davranışı Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu değildir. Aslında bütün çocuklarda görülen hiperaktivite buna yorulmamalıdır. Çünkü bu durumu gözlemlerken aynı yaştaki çocukların davranışlarıyla birlikte kıyaslayarak karşılaştırmak gerekiyor. Daha çok anaokulu döneminde, yani okula başladığı dönemde görmek gerekiyor. Çünkü o dönemlerde aynı yaştaki çocuklarla daha net bir kıyaslama yapabiliyoruz. Daha erken çocukluk döneminde bu, bu şekilde ilerlemiyor. Öğretmen ve aile işbirliğiyle fark edilebiliyor. Öncelikle aile fark edebiliyor ancak ilk anda fark ettiği şeyin üzerine gitmeyebiliyor. Bu, izlenmesi gereken bir süreçtir. Çocuğun davranışları izlenmeli. Bir süre izlendikten sonra yardım alınmalı.

  • Hangi durumlarda, hangi yaşlarda şüphelenilmeli?

Genelde 3-5 yaş arası şüphelenilebilir ama anaokulu döneminde daha net gözlenebilir bir durumdur. Doğumdan sonraki dönem, DEHB için çok erken bir dönem olduğundan şüphelenmek yersizdir.

  • DEHB’nin belirtiler neler?

Aşırı dikkatsizlik, aşırı hareketlilik, uyku düzeninde bozukluk gibi belirtileri vardır. Çocuğumuz evde bir şey yaparken bir anda başka bir şeye odaklanabilir çünkü orada dikkatini sabitleyemez. Sürekli başka yerlerden başka seslere, başka görüntülere odaklanma durumu yaşayabilir. Bir oyun oynarken, başka yerden bir ses duyduğunda oynadığı oyunu bir anda bırakabilir. Genelde zaten yaptıkları şeyleri tamamlayamazlar.

  • Sizce sebepleri var mı?

Nedenleri tam olarak belli değildir. Aslında beynimizin tüm bölümlerinin tam olarak çalışmamasıyla alakalıdır. Nedenleriyle ilgili bir takım araştırmalar vardır ama bilimsel olarak kesin tanısı koyulmuş bir durum yoktur.

  • Teşhis için hangi testler, nerelerde yaptırılmalı?

Bunun teşhisi için belirli sabit testler yoktur. İlk önce aileler ve öğretmenler tarafından şüphelenildikten sonra, kontrolleri özel eğitim birimleri tarafından sağlanır ve sonrasında çocuk psikiyatristinin gözlemlemesi gerekiyor. Çocuk psikiyatristi de bu konuda hemen bir teşhis koymaz, bir gözlem süresi vardır. Bizim verdiğimiz yönergeler eşliğinde psikiyatristin koyabileceği teşhisler vardır.

RAM testi, otizm de dahil olmak üzere kapsamlı bir testtir. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tanısı tam olarak o testle konulamıyor.

  • DEHB’li bir çocuğun çalışma ortamı nasıl düzenlenmeli?

Öncelikle ışığına çok dikkat edeceğiz. Çocuğumuzun odasında ışık iyi bir derecede olmalı. Çünkü az ışıkta dikkati daha çok dağılacaktır. Odada çok gürültü de olmaması lazım, gürültü de çocuğumuzun dikkatini dağıtabilir. Aşırı hareketli çocuklar için, çocuğun sandalyesinin ayaklarına bir bant veya ip bağlayabiliriz. Çocuk ayaklarını oraya koyarak hareket ettirebilir ve orada bir enerji sarf edebilir.

  • Ailenin DEHB tanısı koyulmuş çocukla iletişimi nasıl olmalıdır?

Öncelikle bunun farkında olmalı ve bu süreci takip etmeli. Ama bu süreçte çocuğa çok fazla tolerans tanımamalı. Çok katı olmamakla beraber çocuğa kurallar koymalı. Davranışların kuralları olmalı, çünkü bu rahatsızlığının bir avantaj olduğu anlamına gelmemeli. DEHB’li çocuklarımız genelde aşırı sinirli veya depresif olabiliyorlar. Bu durumu çocuklarımızın bize karşı kullanacakları davranışlar haline dönüştürmelerine izin vermemeliyiz. İletişim kurarken çocuklarımızla her zaman göz teması kurmalıyız. Dikkatin ona verildiğini fark etmeli. Ancak çocuğun sizden korkmaması gerekiyor. Bunun dışında; başardığı bir çalışmadan, tamamladığı bir etkinlikten sonra çocuğu destekleyici övgü ifadeleri kullanmalıyız, çünkü doğru bir şeyi yapmasının sürekliliğini sağlamak adına teşvik etmemiz gerekiyor. Bir işlemi tamamladığı zaman, mesela ödevini bitirdiği zaman doğru yaptığının ifade edilmesi, tebrik edilmesi çocuğun ödevlerini yapma konusunda sürekliliğini sağlayacaktır.

Aşırı hareketli çocuklarımızı yüzme, basketbol, futbol gibi efor harcayabileceği sporlara yönlendirmemiz gerekiyor. Aileler çocuğunu okula göndermeden önce mesela bir parka götürüp oynatmalı, çocuk orada bir enerji atmalı. Bunun sonucunda daha rahat bir dinleme sürecine girecektir. Çünkü enerji harcayamazsa dersi dinleyebilmesi de sıkıntılı oluyor.

  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tedavi edilebilir bir durum mu?

Açıkçası net bir tedavi şekli yoktur. İlaç tedavisi kullanılabiliyor, ama bunlar tamamen çözümü olan tedaviler değildir. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun erken dönemlerde görüldüğünü söylemiştik. Erken yaşta görülen bu bozukluk ileri yaşlarda ortadan kaybolmuş olabiliyor. Ancak devam eden bir durum varsa da teşhisi koyacak psikiyatristin özel tanı ve teşhis koyma yöntemleri sonucunda belirlediği tedavilerle hafifletilebilir.


Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun tıbbi olarak beslenme düzeniyle alakalı bir problem olduğunu söylemiyoruz, bu direkt etkiler demiyoruz ama bu teşhisi almış olan çocuklarımızın beslenme programlarına biraz daha fazla dikkat edilmesi gerekiyor. Bu konuda aileleri mutlaka uyarıyoruz.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tanısındaki çocukların sağlıklı bir beslenme yapılarına sahip olmaları gerekiyor. Bu durumun kanıtlanmış bilimsel bir açıklaması olmasa da bütün doktorlarımız beslenme programlarını bir düzene sokmalarını öneriyor.


  • DEHB tanısına sahip çocuklar kaynaştırma sınıflarında mı olmalı yoksa standart sınıf ortamında uyum gösterebilirler mi?

Kaynaştırma sınıfıyla standart sınıf arasındaki tercih, çocuğumuzun dikkat eksikliğinin boyutuna göre değişir. Çok yüksek bir seviyedeyse tabii ki standart sınıfta yeterince ilgi göremediğinde sınıfa uyum sağlayamaz. Ama fazla yüksek derecede değilse, standart sınıfta uyum sağlayabilir. Ama tabii biraz da öğretmenlerimizin verdiği etkiyle alakalıdır. Öğretmenin çocuğu nereye yerleştirdiği bile çok önemli olabilir. Mesela kendine yakın bir yere yerleştirmesi, aralarda yoğun bir şekilde ilgilenmesi, yanına daha sakin bir arkadaşını oturtması önemlidir. Dikkat edildiği takdirde standart sınıflar da tercih edilebilir. Tabii bu konuda öncelikle teşhis koyan psikoloğun uygun görmesi gerekiyor. Böyle durumlarda öncelikle öğrenci, okulların rehberlik öğretmenleri tarafından standart sınıfa uygun mu değil mi diye incelenir. Eğer değilse kaynaştırma sınıfları bu çocuklar için daha yararlı olabiliyor.

Mutlaka özel eğitim de almalılar. Çünkü özel eğitim birimlerinde çocuğa birebir ilgi var. Bu çocuklarımızın genelde birebir ilgiye ihtiyaçları oluyor. Bunu sağlamak için standart bir sınıfa gitse bile özel eğitime de ihtiyaç duyar. Ek olarak özel eğitim alabilir çünkü özel eğitim öğretmenlerimiz çocukların derslerine de yardımcı oluyor. Sadece dikkat problemleriyle ilgilenmiyorlar, birlikte ders de çalışıyorlar. Nasıl ders çalışılması gerektiğini de öğretiyorlar, ödevlerini ne aralıklarla yapacağının programını yapıyorlar.

  • DEHB tanısı konmuş bir çocukla ilgilenen ebeveynlerin sorumlulukları nasıl olmalı?

Anne ve baba faktörü çok önemli. Çünkü bir tek annenin ilgisi yetmez. Annenin  ve babanın farklı sorumlulukları var. Bu evrede sadece anne veya baba yeterli kalamıyor maalesef. Ortak bir işbirliği içerisinde olmaları gerekiyor.