"yapabilirsin!"

YARDIM ETMEYİN!

‘Yardım etmeyin’ uyarısı kulağa fazlasıyla iddialı gelebilir. Ancak buradaki yardımdan kasıt, yardım sanılan ket vurmalardır. Sizden başaramadığı ama uğraştığı bir konuda yardım mı istedi? O halde yardım edin!"yapabilirsin!"

“Çocuğa, başarabileceğini düşündüğü bir işte asla yardım etmeyin.” Maria Montessori.

Eğitimde devrim yaratan eğitimci ve bilim insanı Maria Montessori, çocukların kendi kendilerine yetebileceklerine tam bir inanç gösterir. Hatta bunu bir gelişim süreci olarak görür. Günümüzde çocuklara fazla müdahaleden kaçınmamızın temellerini Montessori atmıştır. İyi ki böyle yapmıştır.

Çünkü biliyorsunuz ki çocukları iyi yetiştirmek uğruna fazla üstlerine düşmeye başlamıştık. Biz onlara ne kadar destek olursak -ki bu destek olma durumunu elinden uğraşını alıp kendimiz yapmakla karıştırıyoruz- o kadar başarılı olacaklarına içten içe inandık bir süre. Ama hep birlikte gördük ki aslında bu, tam tersi bir şekilde aslında çocuğa hiçbir şey öğretememekle eşdeğer.

Çocuğun başarabildiği uğraşlar olduğu gibi henüz başaramadığı şeyler de olacak elbette. Ancak onun seviyesine göre, uğraşırsa başarabileceği işleri elinden almamalı, aksine onu teşvik ederek başarması için destek olmalıyız.

YARDIM ETMEYİN: DESTEKLEYİN

Maria Montessori’nin yukarıda geçen sözü, ayrıca bize bir şeyi daha hatırlatıyor. Çocuğun başarabileceğine inanarak çabaladığı bir uğraşı zorla elinden aldığınız oldu mu hiç? Aklınıza gelmiyor olabilir ancak gün içinde bunu belki de defalarca yapıyoruz.

“Dur, sen düşersin, onu oradan ben alabilirim” deyip çocuğunuzu taburenin üzerinden indirerek uzandınız ve kitaplıktan o kitabı alıp ona verdiniz belki de. Ya da ısrarla takmaya uğraştığı lego parçasını görüp “ben yardım edeyim” diyerek istediniz ve siz takıp eline verdiniz. Belki de “gel bakalım çorabını giydireyim” diyerek 3 yaşındaki çocuğunuzun minik çoraplarını ayağına geçirdiniz.

Bunun gibi daha yüzlerce şeyi farkında olmadan yapıyoruz, üstelik yardımımız dokunduğunu sanıyoruz. Aslında tam tersi, ondan becerebilme kabiliyetini alıyoruz ve yaşına göre daha geride seyretmesine bir katkı yapmış oluyoruz. Halbuki çorabının altı üste gelecek şekilde giyse bile, birkaç uğraşı sonunda doğrusunu da kolayca yapabilecek. Siz ona, çorabı giydirerek doğrusunu öğretmiş olmuyorsunuz aslında. Eğer siz de onun yanında kendi çorabınızı giyiyorsanız, çocuğunuz zaten bunu gözlemleyecek ve doğrusunu bu gözlem yeteneği sayesinde içselleştirecek.

yardım etmeyin

Yukarıdaki ilk örnek için “düşmesine engel olmak neden kötü olsun ki” diyebilirsiniz. Haklısınız ancak çocuğunuz bir şeyi kendisi almak istiyorsa ve bunu başarabileceğine inanıyorsa ona güvenli bir yol bulmalısınız. Mesela taburesini kaymayacak bir zemine koymasını salık verebilirsiniz ve gözlemleyebilirsiniz. Taburesini tutarak yardım edebilirsiniz. Ama o işi siz yaptığınızda geçmiş olsun; artık çocuğunuz başarabilme hevesini ve tatminini kaybetti, siz de onun emir eri olma yolunda gidiyorsunuz.

DOĞADAN İLHAM ALMAK

Gözlem yeteneği, çocukluktan yetişkinliğe kadar herkese gerekli ve çok fazla öğretici bir yetenek. Maria Montessori’nin yazının başındaki sözünü doğayı gözlemleyerek de teyit ettiğimi söylesem ne derdiniz? Tabii bunu o amaçla yapmamıştım. Yani oturup bir şeyleri gözlemleyeyim demeden, birden bire farkına vardığım bir durum oldu:

Evde bir kedim var. Açabildiği kapıları açar, açamadığı kapılar için miyavlayarak bizden yardım ister. Pandemi döneminde daha fazla gözlemleme imkanım oldu. Bugün bir şey fark ettim; daha önce açabildiğini bildiği kapı sıkıştığında asla yardım istemedi. Uğraştı uğraştı… Kendi etrafında döndü tekrar denedi, yapamadı. Yerde kapıya doğru taklalar attı, yerlerde yuvarlandı ve tekrar denedi… Seslendim. Hiçbir şekilde yardım istemedi, dönüp bakmadı bile, açana kadar uğraştı. O sırada aklıma yukarıdaki söz düşüverdi :

“Çocuğa, başarabileceğini düşündüğü bir işte asla yardım etmeyin.”